16 ŞUB ÇİFTLİK BANK, BANK DERKEN SIRADAKİ HANGİSİ?

16 ŞUB ÇİFTLİK BANK, BANK DERKEN SIRADAKİ HANGİSİ?

Çok değil bundan birkaç ay önce Türkiye, Çiftlik Bank skandalıyla sarsılmıştı. Medyada da geniş yankı bulan ve on binlerce kişiyi mağdur eden Çiftlik Bank, umudu hayal kırıklığına dönüştürmüştü.

 

Peki neydi Çiftlik Bank olayının gerçek yüzü?

 

2016 yılında kurulan ve merkezi Kuzey Kıbrıs‘ta bulunan bir şirketti Çiftlik Bank. İnternet tabanlı bir yapıya sahip olan Çiftlik Bank’ta oyuncuların kendilerine satın aldıkları, besledikleri hayvanları Türkiye‘nin çeşitli illerinde kurulacak çiftliklerde üretim için kullanacakları vaat edilmişti.

 

 Adı üstünde vaatti!

 

Nitekim vaat olmaktan öteye de geçemedi. Daha sonra bayiler açılmaya başladı ve insanlar iyiden iyiye Çiftlik Bank’a güvendi. Açılış törenleri yapıldı. Topluma mal olmuş kişiler bu törenlerde yer aldılaru2026 Reklamlar, cafcaflı açılış törenleri, farklı yayın organlarında sunulan haberler inandırmıştı Çiftlik Bank’ta geleceğin olduğunau2026

 

Ama işin gerçek yüzü bu değildiu2026

 

2018 yılının mart ayında olay patlak verdi ve şirketin saadet zinciri mantığıyla çalıştığı ortaya çıktı. Soruşturma başlatıldı, şirketin bütün malvarlığına el kondu, yetkililer tutuklandı, kurucu Mehmet Aydın ise topladığı paralarla yurt dışına kaçtı. Hatta Aydın hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı çıkarıldı.

 

Çiftlik Bank’ın 2 yıl içinde yaklaşık 80 bin kişiden 500 milyon TL‘den fazla para topladığı belirtildi. Nasıl bir yapıydı bu? Bu tarz yapılar piramit sistemi mantığıyla çalışmaktadır. Yeni kazandırılan her bir üyeden belli bir komisyon alınmaktadır. İlk girenler her zaman kazanır, altta kalanın tabiri caizse canı çıkar. Fakat yeni üye bulunamayınca bu zincir bozulmaktadır. Özendirici hayat, büyük otellerde gerçekleştirilen toplantılar, sosyal medyadaki sahte mutluluk ifadeleri ise bu sistemin kamuflajıdır. Yeni üye çekme gayesinden öte bir şey değildir. Özellikle sosyal ağlarda bu tarz kişileri sıkça görebilmek mümkündür.

 

Neden mi Çiftlik Bank skandalını anlattım?

 

Gün geçmiyor ki Türkiye’de insanlar farklı bir dolandırıcılık sistemiyle karşılaşmasın. Sistem aynı yalnızca adları farklı! Daha Çiftlik Bank sıcaklığını korurken bu sefer de başımıza Kaşar Bank çıktı. Evet, ismi yanlış duymadınız! Bildiğiniz Kaşar Bank! Bu olay ilk defa yaşanmıyor ve korkarım ki bu tarz dolandırıcılıklar son da olmayacak.

 

İstanbul’da Sultangazi ve çevresinde yaşayan çok sayıda kişi Çiftlik Bank benzeri bir yöntemle dolandırıldı. Adliyeye gelerek şikayette bulunan 30 kişi kaşar ticareti yapacaklarını belirten bir şahıs tarafından binlerce lira dolandırıldıklarını ve mağdur edildiklerini ifade etti. Savcılık konuyla ilgili soruşturma başlattı.

 

Mağdurlar, bir gıda şirketinde çalışan şahsın bu işi düzenlediğini ve fabrikalardan nakit olarak alınan kaşarların marketlere vadeli satılacağını, arada kazanılan paranın da paylaştırılacağı vaadinde bulunulduğunu ifade ettiler. Mağdurların çoğu bu sisteme arkadaşlarının önerisiyle girdiklerini belirttiler. Zaten bu yapılar arkadaş, eş, dost çevresinin önerisiyle büyüyor, genişliyor. Kimi 100 bin, kimisi ise 450 binyatırmış bu illegal yapıya.

 

Yazık, günahu2026

 

İnsanlar emeklerini, alın terlerini neden daha fazla kazanmak adına heba ederler! Anlamak mümkün değilu2026 Hele hele bir sürü skandal patlak vermişken, yeni bir skandalın mağduru olmak gerçekten hayret edici. Şu ana kadar 50-60 kişinin Kaşar Bank nedeniyle dolandırıldığı ifade ediliyor. Evini, arabasını satan, zor günler için kenara koyduğu parasını veren bile var! Bu olaylar anlatılsa hepimize şaka gelir. Ama hayatın ta kendisinden bahsediyoruz. İşin ilginç tarafı bu mağdurların sayısı gün geçtikçe artıyor ve artacak gibi de duruyor.

 

Mağdurlar, Çiftlik Bank’la dalga geçtiklerini belirterek aynı konudan kendilerinin de muzdarip olduğunu ifade ettiler. Kısacası Kaşar Bank ismini mağdurlar bizzat kendileri koydular!

 

“Neden bu skandallar sürekli patlak veriyor?” sorusunu irdelememiz gerekiyor belki deu2026 Kolay yoldan para kazanma arzusu, biri bin yapma isteği ve emek vermeden zengin olma hırsı bu tarz dolandırıcılıkların önünü açıyor. Elbette yapılan olayı asla tasvip etmek mümkün değil. Ancak bu kadar kötü olay yaşanmışken, hala bu tip insanların vaatlerine inanmak, kanmak nasıl kabul edilebilir? Bu sorunun cevabını siz değerli okurlara bırakıyorum.

 

Para kazanmak uğruna her yol mübah değildir! Asla olmamalıdır! “Emeksiz yemek olmaz” diye boşuna söylememiş atalarımız! Günümüzde güven sorunu en büyük problemler arasında yer alıyor. Bazen akrabalarımıza bile güvenemiyoruz. Onların söylediklerini eleştirel bir süzgeçten geçiriyoruz. İyi hoş da neden hiç tanımadığımız bir insana binlerce liramızı veriyoruz! Kimsenin elinde sihirli değnek yok ki verdiğimizi bir anda arttırsın!

 

Hayat gerçekten çok zor ve acımasız. Ancak bu hayatı kolaylaştırmak yine bizim elimizde. Emek vererek kazanmak ve helalinden yemek mutlulukların en büyüğüu2026Bu tarz olayların hepimize ibret olması gerekiyor. En azından bundan sonraki paravan saadet zincirlerine karşı daha dikkatli olmak elimizde. Bu tarz olayların yaşanmaması en büyük temennimiz. Ezcümle Allah doğru yolumuzdan ayırmasın. Bir sonraki hafta daha güzel konularla bir arada olabilmek dileğiyle…

İletişim Formu

Telefon :
0 216 418 42 58 - 0 216 349 64 74
Adres :
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Eğitim Mahallesi, MÜ Göztepe Yerleşkesi, Fahrettin Kerim Gökay Cd., 34722 Kadıköy / İstanbul
E-Posta :
murat.kirik@marmara.edu.tr

© 2019 Ali Murat Kırık Tüm Hakları Saklıdır.